Anormal olabilmek üzerine...

Çözülmüş bir paradoksun peşinde koşuyorum. “Yorgunluk” artık dilime dolanmış bir alışkanlık sadece. Sözüm, hareket imkansızdır...

Odamdayım. Son günlerde orada burada kafası dumanlı bir biçimde dururken, düşünür gibi görünüp boşlukta yüzerken, çalışır gibi gözüküp masada süzülürken, anlar gibi bakıp içimden küfrederken; Nejat girdi odama, yıllar yıllar evvel, Hayal Kahvesinde, bir bar taburesinde, rahat rahat, püfür püfür sigara içerken görüverdim kendimi. İki püskül saçı ve hep yaşlı suratıyla “Yaşlanmışsın moruk” dedi. “Bilmek değil senden duymak canımı sıkıyor” diyemedim. Bu saldırıya karşılık “Biliyor musun? Bugüne kadar söylediğin en güzel şarkı, sana ait olmayan bir şarkıydı.” dedim. Küstahça güldüm. Eskiden olsa üstüne bir sigara yakardım ama artık içmiyorum lanet olsun ki... “S..tir.”  dedi çatallı sesiyle. “Bedenin değişse de kafan değişmemiş” dedi. Bak bu doğruydu işte, gerçi ilk söylediği de doğruydu ama bunu duymak canımı sıkmıyordu.
Biraz sessizlik içine gömüldük. Nedense konuşma ihtiyacı duyan ilk ben oldum. Neden hep ben oluyorum?
“Nolcak benim bu halim Neco?” dedim. “Normal” dedi. “Nesi normal? Ortadan ikiye ayrıldım görmüyor musun? Bir yarım kalk gidelim diyor, öbür yarım kır kıçını otur diyor. Hırpalanmış bir halde uyuyor, uyanıyor, işe gidiyor, çalışıyorum. Hırpalanmış bir şekilde yazıyor, okuyor, dinliyor ve izliyorum. Bir türlü dolmuyor bu içimdeki boşluk; şuraya baksana raflardan taşan, dolaplara sığmayan tüm bu kitaplar, şarkılar, filmler, yazılar, resimler, notlar, otlar, boklar hepsi ama hepsi dipsiz bir çukura atılıyor; çukurun dibinde salyalı ağzı, keskin dişleri ile bir ben; aç bir köpek... doymuyorum. Bunun nesi normal?”
“Valla gayet normal?” diyor umarsar... Iraksak bir küfür çıkmıyor ağzımdan, keşke çıksa; çıkmıyor. Çünkü biliyorum haklı... Herşey gayet normal...
“Ya o köpek için boşluğa bir ip atmalı ya da kuyunun ağzını büyük bir taşla tıkamalısın. Bu ikisinden birini yapacak olman senin için anormal bir hareket olur ki. Acı veren normalliğine tek çözüm bu anormal davranışın olacaktır.” dedi. Neco yine bilmediğim birşey söylemedi. “Git artık dedim. İşim var, gidip büyük ve sağlam kutular bulmam lazım.“
Görsel - Louise Bourgeois - Plate 8 from He Disappeared Into Complete Silence

4 yorum:

seda dedi ki...

kutular ne için?

B.Ozgun dedi ki...

Yeniye yer açmak için...

"ELİF" dedi ki...

Neleri koyacaksın o kutuların içine?
Sende olmayan ne?
Ya da aradığın ne?
Sen aradığının ne olduğunu bile bilmiyorsun?
O kitapların,filmlerin,şarkıların içinde bulamadığın ne eksık?ne arıyorsun?
Yazdığın hiç bir cümle tam olarak anlamını bulmuyorsa ona anlam katacak birşeyler mi,bulmak ümidiyle aralıyorsun her kapıyı?

Bu sefer umutsuz cümlelerle yorum yaptım,kusuruma bakma.

B.Ozgun dedi ki...

Yorum dediğin böyle sert olur...