Bir süre....

Bir süre sakin, düz, açıklamasız, başka kitapları karıştırmak zorunda bırakmayacak, üzmeyecek, yormayacak, sarsmayacak, kaygısız, belki metinsiz, hatta anlatımsız, dingin, basit, kısa soluklu birşeyler okumalıyım...
.............
.........
İmkansız olduğunun farkındayım...
Ben ümitsiz bir vakayım...
......
Zeno bile bilincini benim kadar kaybetmedi...

5 yorum:

evvelzamanicinde dedi ki...

fikrimce, bilincinizin ziyadesiyle açık oluşunun yorgunluğu bu, kayıp değil kesinlikle.

bazen karışıklık yormanın aksine dinlendirebilir de. İzlemediyseniz
Dante's Inferno'yu tavsiye ederim yahut şiir.

ikisi de benim için iyi limandır.

B.Ozgun dedi ki...

Uzun bir ortadan kaybolus hikayesine ancak bu kadlar güzel bir son yazilabilirdi.

İnferno tavsiyesi icin teşekkür ederim

"ELİF" dedi ki...

Her insanın içinin duvarları farklıdır.Bazıları kalın örer duvarlarını ,bazıları saydamlaştırır.
Duvarlarını kalın örenler çıkışlarıda örmüşlerdir ve orada hep hapislerdir.
Yaşamak için sevmek,yemek içmek mi?
Hayır..
Yaşamak için ilk önce kendini bilmek gerekir.

ÇÖL dedi ki...

belki bir süre kitap değil, film altyazısı okumalısınız.
yoğun kitaplar arası sütlü kahve tadında filmler güzel olur.
-aşkın halleri'ni öneririm-

B.Ozgun dedi ki...

Çöl'e,

Bugün Kadıköy'e, The End'e gidecek ve "Aşkın Halleri"ni alacağım; başka altyazılar içeren başka filmlerde alacağım. Sonra balık çarşısına inecek; bir kadehte rakı söyleyeceğim. Gece koyusuna karışıncaya kadar bekleyecek ve Moda'ya geçeceğim. Dua ederim belki... Ama tüm bunlar, yine de tam olarak yetmeyecek. Sonra eve dönüp aldığım kararı uygulamaya başlayacağım. arka arkaya birkaç yazı yazacağım. Sonra belki yine hiçbirşey düzelmeyecek; ama ben aklıma düşeni yapmış olacağım. Sonra da yatıp uyumayı ve uyanıp güne karışmayı düşünüyorum.