Caz kalbi üzerine...

Geçen sene tadı damağımızda kalan bir şenlik geçirdiğimiz için bu sene festivalin açılışını yine tünelde yapmak şart olmuştu. Önce Hollanda Başkonsolosluğuna gittik. Enfes bir bahçe, nezih ortam, iyi müzik ve şarap daha ilk adımda bizi büyüledi. Daha önce hiç dinlemediğim bundan sonrada dinleme şansı yakalayabileceğimi hiç sanmadığım Lilian Vieirali ve Grupo Cariopa sahnedeydi. Müziğin ritmiyle insancıklar bir anda dans etmeye, hayranlıklar içinde bulunduğu ortamdan keyif almaya bırakıvermişti kendini.
Ardından Pera Palas Otel’e giderek Emin Fındıklıoğlu ve Hakan Behlil eşliğinde gencecik bir ses Meltem Ünal’ı dinledik. Pera Palas Oteli ne kadar çarpıcı ve etkileyiciyse balo salonunun akustiği bir o kadar berbat ve boğuktu. Buna rağmen her açıdan bambaşka yorumlar getirerek seslendirdiği Nina Simone parçaları için Ünal’ın adını altını çizerek notalıyorum defterime. İşin açıkcası popülaritesi yüksek kulüp vokallerini o kadar sık dinler olmuştum ki  Meltem Ünal ve klasik –ama sıradışı- anlayışı beni çok memnun etti.
Daha sonra Asmalıda biraz dolaşıp birkaç tek yuvarlayarak; Kuledibindeki insan denizine daldık.Uzun uğraşlar sonunda olmazsa olmaz Nardis’e girdik. Girdik ki Sahnede -Lady Summertime- Meltem Ege  vardı. Küçücük bir mekanda kocaman bir ses. Küçücük bir sahnede yerinde duramayan bir dilber izledik...
Gecenin finali için sakin ve karanlık sokaklardan geçerek Salon’a vardık. SoulJazz için vaktinde yerimizi almış olmamıza rağmen bir türlü yapılamayan ses ayarları nedeniyle gecikmeli sahneye cıkan grup kısa bir süre sonra patlayan klavye tuşları ile bir zorunlu bir ara verince “Pes” dedik. Bu saçmalığa kısa sürede müzikleriyle müdahale eden grup, deyim yerindeyse aynı ritimden onlarca farklı parça çalma başarısı gösterdiği için takdirimizi kazandı. Çok da umurlarındaydı.
Tünelde şenlik vardı. Biz de şenlik vardı.

0 yorum: