Ağıt Üzerine...

Bir başka sinir bozucu filme dair notlarımı alıyorum. Esasında bu sinir bozukluğunun “Biutiful”’u izledikten sonra hissettiklerimle hiç bir benzerliği ve evrensellikle ilgisi yok. Tamamen kişisel bir kriz içerisindeyim. Çünkü baştan sona birinci sınıf mekanlar ve birinci sınıf karakterlerle benzanmiş hikayenin birinci sınıf kaygılarını; sınıfı bir türlü geçememiş bir kaybeden olarak izlediğim için sigara üstüne sigara yakıyorum. Her zaman keyifli seyirler sonrası yaptığım gibi filmin bende bıraktıklarını düşünüyordum. Farkettim ki önce sarhoş edici bir özlem ardında dipsiz bir kuyuya düşüş hissiyatına kapılmışım. Çünkü Prof. Kepesh herşeyi bilir. Niteliki kitapları, nadide sanat eserlerini, elit restaurantları, damakta buruk tatlar bırakan şarapları,, karşısına çıkan güzel bir kadın ile asırlar önce resmedilmiş bir başka kadın arasındaki ince bağı, Prof Kepesh her şeyi yerli yerine oturtmuştur hayatında ilkeleri vardır. Doğrularını ve yanlışlarını bilir ve bunu kabullenir. Prof Kepesh çizilen çerçeve içerisinde mükemmeldir. Ancak artık yaşlanmıştır. Zaten film saçları aklansa, kalbi yorulsa, bedeni değişse de; beyni dinç, ruhu genç kalan insanın derin kaygısını dile getirmesiyle başlar... Kepesh’in kaleme alınan ve resmedilen şiirsel nitelikli yaşam tarzı karşısında yaşlanmaya / yaşlı olmaya karşı tıkanan felsefesi benim yeni bir kriz geçirmeme neden oldu desem hiç de abartmış sayılmam. Çünkü –her ne kadar bir film kahramanı olsa dahi – Kepesh’in yapmak istediklerini tariflemiş ve bunlar –bedel ödese dahi- bilerek ve istereyek gerçekleştirmiş; yıllar yılı inşa ettiği kusursuz şırça köşkünde tüm sahip oldukları ile otururken bile - yine de / buna rağmen-  sönümleyemediği kaygılara sahip olduğunu izlemek ve ardından orta yaş bunalımının tam ortasında olan “Ben” ile ortak kıyaslar yapmak elbetteki “kriz” nedeni olarak kara kaplı deftere not alınıyor. Sonuç... Yaşlanıyorum. Kabullenmek zorunda kaldıklarım düğüm düğüm boğazımıza dizilse de....

Not: Bir satırda Consequella Castello karakteri için..  Sen, bu hikayede güzelliği tarifleyensin...

0 yorum: