Bir anlamda...

Bir anlamda çok kötü birgün geçiriyorum diyebilirdim...
Sabahın erken saatleriyle başlayan “çözüm odaklı” çürümem karşısında yapabileceğim tek şey orayı terk etmekti. “Terk etmek”  enfes ve tam ihtiyacım olan bir eylem. Terk edip çıkmak herşeyi... Ancak kendi kendime ördüğüm nedenler ve kendi kendime bağladığım sonuçlar yüzünden yaptığım sadece nefessiz ve itaatkar çalışmak. Çıktık ya açık alınla...
Bir anlamda karanlık tarafımı akşamları o garip aydınlığa çevirmek için ihtiyacım olan “şeyler” var diyebilirdim. Tüm bu sıkıntıların; stres dolu koşuşturmanın gerekçesi olarak sunabilirdim. Bir anlamda haklı da diyebilirdim kendime. Hatta birçok kişi katılabilirdi bana. Bazı teyzeler sorumluluk sahibi bir adam görünümüm nedeniyle alkış bile tutabilirdi. Sonuçta kareli gömlekli, kanvas pantolonlu, çerçevesiz gözlüklü, kısa traşlı, az sakallı bir dış görünüşüm var. Üstelik bunlardan piyasada milyonlarca var. Ama kendime içimden bakınca gördüğüm “başka .... şeyler” endişelenmeme neden oluyor diyebilirdim. Seri katilleri öldüren seri katili, gündüzleri doktor geceleri canavara dönen ucubeleri, ölüp ölüp dirilen sivri dişli vampirleri, şehvetli baküs perilerini,  Cebelavi’yi ve bu garip ülkeyi sevmem bundandır diyebilirdim.   
Sonuçta beni balkondan kucaklayan bir başbakanım, tokmağı vura vura “haydi bir daha” diyen yurttaşlarım, ortasında kanal geçecek bir şehrim ve her daim kaybeden o güzel, o naif sol tarafım var...  Daha ne ister ki bir hayalperest psikopat...


3 yorum:

sebahat şenol dedi ki...

“Terk etmek” enfes ve tam ihtiyacım olan bir eylem. Terk edip çıkmak herşeyi... Ancak kendi kendime ördüğüm nedenler ve kendi kendime bağladığım sonuçlar yüzünden yaptığım sadece nefessiz ve itaatkar çalışmak.

ahhhh bu kadarmı denk gelir...

Bozgun dedi ki...

Yazacak cümle bulamadım inanın...

sebahat şenol dedi ki...

siz yazacağınızı yazmışsınız :)...rahatladım mı peki aynı duyguları paylaşan bir başkası daha var uzaklarda ...yokkkk hala acıyor sol yanım...